İzmir'de psikolojik destek almak için doğru adrestesiniz. Psikoloji alanında pek çok konuda referans niteliğinde olan sitemiz, gün geçtikçe daha da gelişmekte, sorunlarınızı tanımlamanızda ve psikolojik destek almak için doğru uzmanı seçmenizde güvenilir bir kaynak olma yolunda hızla ilerlemektedir.
Genel anlamda bakacak olursak Türkiye'deki evliliklerin yarıya yakın bir bölümü aileler yüzünden bitme noktasına gelmekte ya da bitmektedir. Diğer yarısı ise; cinsel sorunlar, ekonomik sorunlar, alkol ve madde kullanımı, kişilik yapılarının uyuşmaması, beklentilerin uyuşmaması vb. sorunlar nedeniyle bitmektedir. Ancak deneyimlerim sonucu söyleyebilirim ki ilişkilerdeki en ciddi sorun iletişimsizliktir, paylaşımların azalmasıdır. Bir yerde iletişim yoksa ÖFKE vardır ve bu öfke, ilişkinin bir çok alanına yansımaktadır. Bireyin, görmek istediği bir çok noktada eşini yanında görememesidir. Neden evleniyoruz? Mutlu, sağlıklı, huzurlu bir yaşam için. Destek almak ve destek vermek için. Hayata dair iyi-kötü, güzel-çirkin her şeyi paylaşmak için. Bunları yaşayamıyorsak neden bu ilişkide olduğumuzu da giderek sorgulamaya başlarız.
Geleceğe yönelik karamsarlık, umutsuzluk duygularımız yoğunsa,
Nedenini bilemediğimiz bir duygusal-ruhsal bıkkınlık, çökkünlük içindeysek,
Ölüm ya da intihar düşüncelerimiz, fantazilerimiz oluşmaya başladıysa,
Bir ayı geçkin bir süredir uyku bozukluğu yaşıyorsak,
Yaşam seçimlerimizle ilgili (evlenme, boşanma, iş değiştirme, şehir değiştirme, ilişki, sosyal ilişkiler vb.) önemli bir karar aşamasındaysak ancak ne yapacağımızı bir türlü bilemiyorsak,
Her ilişkide olduğu gibi evliliklerde de cinsel yaşam, cinsel uyum ve doyum son derece önemlidir ve bir anlamda ilişkinin geleceğini belirler. Ülkemizde ne yazık ki çiftler cinsel açıdan birbirlerini yeterince tanımadan evliliğe adım attıklarından dolayı, evliliklerinde yaşayacakları cinsellik bir anlamda onlar için sürpriz yumurta gibi olmaktadır.
Uzun zamandır sürdürdüğüm aile-ilişki terapileri sürecinde danışanlarımın şu sözleriyle çok fazla karşılaşmışımdır: “Tunç Bey, acaba bizimkisi gibi bir evlilik yaşayan var mı?” ya da “Tunç Bey, neden evliliğim bu kadar acı veren bir şeye dönüştü? Neden BEN?”
Bütün bu insanlar, evliliklerinde ya da ilişkilerinde acı çekmekte olan, ilişkilerini içinden çıkılmaz bir sorunlar yumağı olarak gören,artık bir şeylerin düzelmesi için çok geç olduğunu düşünen ve her şeyden önemlisi bütün yaşadıklarının sadece kendi başlarına gelen bir durum olduğuna güçlü bir şekilde inanan insanlardı. Onlara söylediğim temel yanıt şudur: “Merak etmeyin bunları yaşayan ilk ve son insan siz değilsiniz.” Ancak ruhsal ve duygusal anlamda acı çektikleri için ilk aşamada bu sözlerimin inandırıcılıktan uzak olduğunun da her zaman farkındaydım.
10 yıllık mesleki deneyimimde bir çok danışanım yıllarca ilaç kullandıkları halde neden bir türlü iyileşemediklerine anlam veremediklerini benimle paylaştılar. Nedeni çok basitti aslında. Düşünce biçimlerinde ya da yaşam tarzlarında değiştirdikleri hiç bir şey yoktu. Onları mutsuz eden yaşam gerçekleri oldukları gibi ortada duruyorlardı. Bunları değiştirmek için hiç bir şey yapmamışlardı. Sadece ilaç kullanmışlardı ve ilaçlara bir noktada büyüsel bir anlam yüklemişlerdi. İlaç kullandıkları zaman bir çok sorunun ortadan kalkacağına inanmışlar ya da inandırılmışlardı. Bu makalemde siz okuyucularımla psikolojik sorunlarda ilaç kullanımıyla ilgili görüşlerimi paylaşmak ve yanlış bilinen önemli noktalara dikkat çekmek istiyorum.
Neden psikolojik sorun yaşarız?
Psikolojik sorun yaşamamızın bir çok farklı kaynağı olabilir ancak temel kaynak yaşam mutsuzluğumuzdur. Yaşamak istediğimizle yaşadığımız hayat arasındaki farklılıktır. Ve yaşamak istediğimize ulaşma konusunda umutsuzluğumuz arttıkça kendimizi kapana kısılmış, çaresiz hissederiz.
İnternet ortamından aldığım binlerce mail ve 10 yıllık mesleki deneyimimde gerçekleştirdiğim binlerce seanstan sonra sizler için sağlıksız ilişkilerin bazı temel özelliklerini ve bizden neler götürebileceğini yazmaya çalıştım. Yaşadığınız ilişkilerin (ister sevgili olun ister evli) sizin için ne ölçüde sağlıklı olup olmadığını aşağıda belirttiğim kriterlere bakarak belirleyebileceğinizi düşünüyorum.