Ağu 10

ÇOCUĞUNUZU OKULA HAZIRLAMAK İÇİN ALTIN ÖNERİLER

Çocuğunuz bu Eylül ayında ilk kez okula mı başlayacak? yoksa uzun ve eğlenceli bir yaz tatilinin ardından okula devam mı edecek? Peki siz çocuğunuzun duygusal olarak okula hazırlanmasına yardımcı olmak için nasıl bir yol izlemelisiniz?
Yaz tatili çocuklar için kuralların az olduğu, eğlencenin ön planda olduğu ve rahata alıştıkları bir süreçtir. Tatilden sonra okula başlamak, ders çalışmak, okul disiplinine girmek birçok çocuk için oldukça zordur. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyorki çocuğun okula hazır olup olması; okula uyum düzeyinden derslerdeki başarısına kadar birçok şeyi etkiliyor. Tatilin sonlarına doğru yaklaştığımız bu günlerde çocukları okul dönemine hazırlamak için anne babalara da bazı görevler düşüyor.
İşte çocuğunuzun okula hazır olmasını sağlayacak altın öneriler;
• Tatilden en az 1 hafta, 10 gün öncesinden dönün.
• Birlikte okul açılmadan önce yapılacaklar listesi hazırlayın. Özellikle yaz tatili ödevlerini bitirmemek çocuklarda stres düzeyini arttırabilir ve okula başlama konusunda isteksizlik yaratabilir. Bu sebeple yapılacaklar listesinde ödevleri tamamlamaya öncelik verin.
• Okul dönemiyle ilgili planlar yapın. Yeni dönemde yapacağı etkinlikler hakkında konuşun.
• Uyku düzenini en az iki hafta önceden okul dönemine göre ayarlayın.
• Yeme – içme düzeninizi okul dönemine göre düzenleyin. Özellikle okula giderken kahvaltı yapmakta zorlanan çocuklara bu süreçte kahvaltı alışkanlığı kazandırmak, okul döneminde sabah tartışmalarını azaltacaktır.
• Bilgisayar, televizyon ve oyun saatlerini okul dönemine göre düzenleyin.
• Okul için gerekli malzeme ve gereçleri birlikte gidip alın.
• Odasını en az bir hafta önceden okul dönemine göre ayarlayın.
• Okula başlamadan önce en az bir kitap okuması konusunda teşvik edin. Ayrıca müze gibi kültürel etkinlikler çocuğunuzun beyninin akademik kısmını aktive edecektir.
• Okulun ilk gününden neler beklediğini konuşun. Böylece çocuğunuzun kaygı düzeyi azalacaktır.
• Son hafta okulu ziyaret edin. Öğretmenini yeni sınıfını görmesi çocuğunuzu bilişsel açıdan okula hazırlayacaktır.
• Okul arkadaşlarından bir veya iki tanesiyle görüşmesi için etkinlik planlayın. Bu çocuğunuzu hem okul dönemine hazırlayacak hem de araya zaman girdiği için kopan arkadaşlık ilişkilerini yeniden inşa etmesini sağlayacaktır.
ÇOCUĞUMUZ İLKOKULA YENİ BAŞLAYACAK NE YAPMALIYIZ?
İlkokula yeni başlayacak öğrenciler için süreç daha farklı olabilir. Çünkü çocuğun daha önce deneyimlemediği ve herşeyin belirsiz olduğu bir durumdur. Bu sebeple çocuklar kaygı ve korku duygusunu yaşayabilirler, direnç gösterebilir ve okula uyum sorunu yaşayabilirler. Yapılan araştırmalara göre; okula başlayan her 10 çocuktan 8’inde okula uyum sorunu görülür. Ancak uyum süreci çocuktan çocuğa göre değişiklik gösterir. Klinik anlamda önemli olan uyum sürecinin 4 haftadan uzun zamandır devam ediyor olmasıdır.
İlkokula başlarken çocuğun okula hazır olması önemli bir kriterdir. Mümkünse okula hazır oluş testleri ile gelişim değerlendirilmelidir. Ayrıca okulunu daha önceden görmüş, öğretmeniyle tanışmış olması çocuğun okula hazır hissetmesine yardımcı olacaktır. Aile içinde okul ile ilgili sohbetler, okulda eğlenceli neler yapacağı, orada neler kazanacağı ile ilgili özendirici şekilde olmalıdır. Çocuğun okula başayabilmesi için yeterli gelişim düzeyinde olsa ya da kendi özbakım becerisi gibi bazı becerileri yeterli olgunluğa erişmiş olsa dahi ailelerinden ayrılması zor olabilir.
Okula uyum sürecinde çocukların gösterdikleri temel davranışlar; ağlama, regresyon ( yaş düzeyinin altında davranışlara geri dönme), içe kapanma, saldırganlık, annenin sınıfa gelmesini istemek, söz dinlememe, küfretme, inatçılık, yalan söyleme vb. şekilde sıralanabilir. Bu durumda çocukla inatlaşmak, yargılamak, tehdit etmek, ceza vermek, şiddet ve baskı uygulamak okula gitmek istememe davranışını okul fobisine dönüştürür.
Anne babaların okula uyum sürecinde en çok zorlandıkları durum çocuklarının ağlamasıdır. Okula gitmek istememe ya da okulda ebeveyninden vedalaşamama gibi durumlarda çocuklar sıklıkla ağlarlar. Burada ebeveynlere düşen en önemli görev; çocuğun ağlamasından sonra kararlılıklarını bozmamalarıdır.
İlk gün, ailelerin kabusu olabiliyor. İlk günün sabahı sıradan bir gün gibi davranmaya özen gösterilmelidir. Okula başlamanın öncesi ve hemen sonrasını kapsayan dönemde çocuklara daha hassas daha müsamahakar davranmamak faydalı olacaktır. Aksi halde çocukların kaygı düzeyi artabilir, daha huzursuz olabilirler ve aile içi gerginlikler sıklıkla yaşanabilir. Bir gün öncesinde sabah kaçta kalkılacağı, kaçta evden çıkılacağı, kahvaltıda ne yeneceği ile ilgili konuşmalar çocuğun kendini hazırlamasına yardımcı olacaktır.
Halk arasında evham da denilen kaygı çoğu zaman bulaşıcıdır. Bu sebeple çocuklara çoğunlukla anne babalarından bulaşabilmektedir. Evde anne ve babaların özellikle çocukları, okul ve öğretmen ile ilgili kendi duygu ve düşüncelerini çocuklarına yansıtma konusunda dikkatli olması bu süreçte yararlı olacaktır.
Çocukların uyum sürecini kolaylaştıran diğer bir unsur vedalaşmalardır. Okula bırakırken çocukla vedalaşmak, hiçbir koşulda bir anda ortadan kaybolmamak gerekir. Vedalaşmaları kısa tutmak, sınıfta, koridorda ya da okulun bahçesinde uzun süre beklememek gösterilecek en doğru tutum olacaktır.
Gün sonunda ebeveynlerin çocuklarının gününü merak etmesi doğaldır ve anne babalar sık sık çocuklarına bunu sorarlar. Eğer çocukla ebeveyn arasında yakın ve güçlü bir iletişim varsa bu zaten sohbet şeklinde gelişir. Güçlü bir iletişim yoksa ebeveynin bu tutumu çocuğu tedirgin edebilir, ailesinin bu kadar merak etmesini okulun endişe verici bir yer olduğu düşüncesiyle pekiştirebilir. Bu nedenle çocukları günlerinin nasıl geçtiğini anlatmaları konusunda zorlamamak, farklı sohbetler ve oyunlarla bu konuda konuşmaya çalışmak daha faydalı olacaktır.
Eğitim döneminde tüm öğrencilere başarılar dileriz…

Sevgiler.

Sorry, the comment form is closed at this time.