Eyl 18

PANİK BOZUKLUK ve BAŞ ETME YÖNTEMLERİ

Panik bozukluk ve panik atak nöbetleri, günümüzde sıkça rastladığımız durumlardan biri haline geldi. Birebir yaşamasanız bile çevrenizden, arkadaşlarınızdan panik bozukluğun fiziksel belirtilerine dair bilgiler duymuş olma olasılığınız yüksek. Bu noktada dikkat edilmesi gereken “panik bozukluk” ve “panik atak” kavramlarını birbirinden ayırt etmek olacaktır. Panik bozukluk, kendiliğinden ve bir anda ortaya çıkan panik ataklarla giden bir klinik tablodur.

Panik atak ise, anksiyete(kaygı, bunaltı) belirtilerinin aniden başladığı ve 10 dakika içerisinde en yüksek düzeye ulaştığı yoğun bir korku ve rahatsızlık dönemidir. Bu ataklar genellikle 10-30 dakika içerisinde sona erer. Nadiren 30 dakikadan uzun sürer. Her panik atak, panik bozukluk anlamına gelmemektedir.

Panik Bozukluk ve Panik Atak Kriterleri Nelerdir?

Panik Atak Kriterleri;

  • Çarpıntı, kalp atımlarının duyumsanması
  • Terleme
  • Titreme/sarsılma
  • Nefes darlığı/boğuluyor gibi olma
  • Soluğun kesilmesi
  • Göğüs ağrısı/göğüste sıkıntı hissi
  • Bulantı/karın ağrısı
  • Baş dönmesi, sersemlik, düşecek/bayılacak gibi olma
  • Gerçek dışılık duyguları ya da benliğinden ayrılmış olma duyumu
  • Kontrolünü kaybetme korkusu
  • Ölüm korkusu
  • Paresteziler (uyuşma ve hissizlik)
  • Üşüme, ürperme/ateş basmaları

Bu kriterlere göre, en az 4 tanesi ani başlar, 10. dakikada en yüksek seviyeye çıkar.

Panik Bozukluk Kriterleri;

  1. Yineleyen beklenmedik panik ataklar
  2. Panik atağın herhangi bir genel tıbbi durum, madde kullanımı ya da başka bir mental hastalık nedeni ile oluşmaması
  • Aşağıdakilerden en az biri:
    • Başka atakların olacağına dair sürekli kaygı duyma ( en az 1 ay)
    • Atağın olası sonuçları (kontrolünü kaybetme, kalp krizi, “çıldırma”, ölüm) ile ilgili kaygı
    • Belirgin davranış değişikliği ve iş, sosyal, özel hayatta işlevsellik kaybı

İlk kez panik atak ile karşılaşan kişi, bulunduğu duruma anlam veremez. Nedenini bilemez ve yoğun korku yaşar. İlk panik atak 1/3 kalabalıkta, 1/3 evde, 1/4 araba kullanırken/araba içerisinde gerçekleşebilir. İlk atakta genel olarak yapılan şey acile başvurmak olur. Kişi bedeninde hissettiği değişimlere odaklanarak fiziksel bir rahatsızlığı olduğunu düşünür.( kalp krizi gibi) Fiziksel bir neden bulunamadığında ise yaşadığı şeye anlam vermeye çalışır.

İlk atağın ardından kişi, bedeninde hissettiklerine odaklanır ve panik oluşturması muhtemel ortamlardan kaçınmaya başlar. “Atak geçireceğim” , “bayılacağım”, “rezil olacağım”, “öleceğim” düşüncelerinin oluşturduğu korku ve kaygı sonucunda yaşam kalitesini etkileyecek değişimler bulmaya çalışır. Kişi, kaçınma davranışlarını sergiler ve bulunduğu ortamları, yaptığı etkinlikleri, ulaşım araçlarını “panik atak geçireceğim” düşüncesi ile değiştirmeye ve azaltmaya başlar. Düşünceler ve hissedilen yoğun korku ve kaygı, kişinin iş, sosyal ve özel hayatını olumsuz yönde etkiler.

       Panik Bozukluğun Yaygınlığı

Kadınlarda, erkeklere oranla daha yaygın olarak görülmektedir. İlk atak genellikle 20’li yaşlarda

görülür. Nadiren 16 yaş altında ve 45 yaşın üstünde ilk atak görülebilir.

     Panik Atak Döngüsü

Kişi fiziksel belirtiler yaşar. ( nefes darlığı, çarpıntı, uyuşma vb.)

Fiziksel belirtileri olumsuz olarak yorumlar. ( boğuluyorum, öleceğim, bana bir şey olacak)

Korku, endişe ve kaygı hisseder.

Kaçınma davranışı sergiler. (otobüsten inme, pencere açma, acile gitme, ilaç alma vb.)

Panik Atak Sırasındaki Düşünceler

  • Kendimi kontrol edemeyeceğim
  • Bayılacağım
  • Delireceğim, çıldıracağım
  • Öleceğim
  • Felç olacağım
  • Kalp krizi geçireceğim
  • Çığlık atacağım
  • Anlamsız konuşacağım
  • Aptalca davranacağım
  • Kusacağım

 

  Şimdi gelin, bu düşüncelerden bazılarını inceleyelim.

Bayılacağım! : Baş dönmesi, hissizlik, bulanık görme gibi belirtiler birleştiğinde kişi bayılacağını düşünebilir, fakat bayılmaz. Bayılmanın gerçekleşmesi için kan basıncının ani düşüşü gerekir, atak sırasında ise kan basıncı düşmez.

Öleceğim! : Kişi atak sırasında boğularak ya da kalp krizi geçirerek öleceğini düşünür. Nefes almada güçlük çekme, göğüste basınç hissettiğinde buna öleceğim olarak yorumlar. Kalp krizinde şiddetli göğüs ağrısı vardır. Atakta ise sadece kalp atışında artış gözlenir. Literatürde panik atak sırasında boğularak ölen biri bulunmamaktadır.

Çıldıracağım! : Atak sırasında düşünceleri toparlayamama, kendinde olmama hissi oluşabilir. Kişi bunu çıldırmak olarak tanımlar.

Felç olacağım! : Atak sırasında vücutta oluşan kasılmalar, uyuşmalar ve güç kaybı kişilerde felç olacağım düşüncesini tetikler. Fakat bunlar kısa süreli, atak sırasında yaşadığınız değişimlerdir. Felç kalma durumu söz konusu değildir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

İlaç Tedavisi:

Antidepresan ve benzodiazepin türü ilaçlar, panik bozuklukta kullanılmaktadır. Panik atakların ve diğer belirtilerin yoğunluğunun azalmasına yardımcı olmaktadır.

Psikoterapi:

Bilişsel davranışçı terapi yöntemleri ile etkili sonuçlar alınmaktadır. Kişinin duygu, düşünce ve davranışları ile çalışılarak, başa çıkma becerisi kazandırılmaktadır.

 

Panik Atak Nöbeti Sırasında Yapılabilecekler ve Öneriler

  • İçinde bulunduğunuz ana odaklanın: zihniniz, kaygılandığınız anda geleceğe yönelik olumsuz düşünceler üretecektir. Biraz sonra olacaklara kaygılanmamak için, “Şu anda neler oluyor? Burada güvende miyim? Şu anda yapmam gereken bir şey var mı?” şeklinde sorularak ile zihninizi ana getirmeye çalışın.
  • Nefes alışınızı kontrol etmeye çalışın: Dakikada 9-16 kez burundan nefes almak ve diyafram nefesi almak önemlidir. Nefes hızınızı düşürmeniz önemlidir. (elinizi karın bölgesinde tutarak şişip inmesini kontrol edebilirsiniz)
  • Kendinizi meşgul edin: Küçük bir yürüyüş ya da ilginizi dağıtacak fiziksel bir etkinlik ile meşgul edin. Önemli olan sizi rahatsız eden düşüncelerden uzaklaşmaktır.
  • Atak anında şekerli gıdalardan uzak durun: Bunun yerine bir bardak su içebilirsiniz.
  • Ayağa kalkın ve dik durun: Eğilerek kalp ya da akciğerlerinizin üst kısmını baskılamayın.
  • Atak nedeniyle acile gitmeyin: İlk atakta durumu farklı değerlendirip acile gitmiş olabilirsiniz. Bunu tekrarlamayın.
  • Panik yalnızca, gerekmediği bir sırada ortaya çıkan, vücudunuzun doğal bir uyarı düzeneğidir. Kendi kendinize şöyle söyleyin: “Bu yanlış bir uyaran, bir hata! Ortada bir tehlike yok!”
  • Alkol ve kafein içeren içeceklerden uzak durun ya da miktarını azaltın. (kahve, kola gibi)
  • Mutlaka bir psikiyatrist ya da psikoloğa başvurun. Bunun geçeceğini düşünmek ya da önemsememek sorunun kökleşmesine neden olacaktır. Bu sorunun tedavi edilebilir olduğunu unutmayın.
  • Yakınlarınızın da konu hakkında bilgi sahibi olması önemlidir. Belirtiler ve atak esnasındaki fiziksel değişiklikler hakkında bilgi sahibi olmak yardımcı olabilmeleri için gereklidir.
  • Mümkünse her gün en az yarım saatlik yürüyüşler yapın.
  • Yalnız olmadığınızı kendinize hatırlatın.
  • Size keyif veren aktiviteler edinin. Bunu rutin haline getirin. Boş zamanlarınızı günlük iş ve aktivitelerle doldurun.
  • Odanızda küçük değişiklikler yapın.

 

 

Sorry, the comment form is closed at this time.